|
Emre MUMCU1 , Selda ARAT1,
Hakan BİLHAN2, Muzaffer Ates3
1
Dok.Öğr. , İ.Ü. Dişhekimliği Fakültesi, Protetik Diş
Tedavisi A.D., Total-Parsiyel Protez B.D.
2
Dr.med.dent., İ.Ü. Dişhekimliği Fakültesi, Protetik Diş
Tedavisi A.D., Total-Parsiyel Protez B.D.
3
Doç.Dr., İ.Ü. Dişhekimliği Fakültesi, Protetik Diş
Tedavisi A.D., Total-Parsiyel Protez B.D.
Bitmiş bir protezin konuşma bozukluğuna
neden
olduğu vaka ve sorunun çözümü için önerilen yöntem
Özet
Bilindiği
gibi üst tam protezler, tüm damağı kaplayan kaideleri
nedeniyle, zaman zaman hastalarda konuşma bozukluklarına
ve bazı seslerin çıkarılmasındaki zorluklara neden
olabilmektedirler. Özellikle, ilk kez üst tam protez
kullanan hastalarda, bu durum alışkanlık eksikliğinden
kaynaklanabiliyorsa da, bazen protezin yapım
aşamalarındaki bir hata da bu duruma neden
olabilmektedir.
Bilimdalımız öğrenci stajında bitirilmiş bir üst tam
protez hastasında, protez bitim aşamasında hastanın K ve
G seslerini çıkarmakta zorluk çektiğinden şikayet etmesi
üzerine yapılan muayenede protez kaidesinin özellikle
posterior bölgede aşırı kalın bitirildiği tespit
edilmiştir. Protezde herhangi bir başka sorun olmadığı
görüldükten sonra, yazıda resimlerle de gözler önüne
serildiği gibi kaide değiştirilmesi suretiyle düzeltme
yapıldıktan sonra, hasta memnun bir şekilde protezini
kullanır hale gelmiştir.
Summary
As
it is well known, complete dentures can cause speech or
phonation problems right after insertion. The denture
base is covering the whole palate and especially in
patients wearing dentures for the first time this fact
is considered to be quite normal. However, a
complication or mistake in the fabrication of the
denture can also be the reason of speech problems.
A
patient who was treated by an intern student in the
Department of Removable Dentures, complained of
difficulties of pronouncing the consonants K and G,
right after insertion of the complete upper denture.
After inspection of patient and denture, a very thick
denture base in the posterior part of the denture could
be detected. In this case report the clinical and
laboratory procedures to solve the problem were
described and shown by several illustrations.
Bitmiş bir protezin konuşma bozukluğuna
neden olduğu vaka ve sorunun çözümü için önerilen yöntem
Bilindiği gibi üst tam protezler, tüm damağı kaplayan
kaideleri nedeniyle, zaman zaman hastalarda konuşma
bozukluklarına ve bazı seslerin çıkarılmasındaki
zorluklara neden olabilmektedirler. Özellikle, ilk kez
üst tam protez kullanan hastalarda, bu durum alışkanlık
eksikliğinden kaynaklanabiliyorsa da, bazen protezin
yapım aşamalarındaki bir hata da bu duruma neden
olabilmektedir (1, 4).
Hastalarda, protez kullanımına bağlı olarak konuşma ve
bazı seslerin çıkarılmasında ortaya çıkan sorunların
büyük kısmı protezin damak kaidesinin aşırı kalınlığı
nedeniyle görülmektedir (resim 1).

En
yaygın görülen hatalardan biri, dikey boyut-sentrik
ilişki ve dişli prova seanslarında kullanılan geçici
kaidenin, uğradığı kontraksiyon sonrası dokulardan
uzaklaşması ve daha sonra bu durumun hekimin gözünden
kaçması ile teknisyenin bu kaideyi de içine alarak
modelaj ve ardından bitim yapması sonucu, aşırı kalın
bir kaidenin ortaya çıkmasıdır (resim 2 ve 3).

Alt-üst tam protezlerde, dikey boyut hataları, dişlerin
yanlış konumlandırılması gibi başka faktörler de konuşma
sorunlarına neden olabilir (2, 6,9).
Vaka:
55
yaşındaki erkek hasta, daha önce kullandığı ve şikayeti
olmayan üst tam protezi kırıldığı için yenisini
yaptırdıktan sonra, özellikle K ve G seslerini doğru
çıkaramamaktan şikayetçi olarak bilim dalımıza
başvurmuştur. Ayrıca, hasta protezin altının boş
olduğunu hissettiğini ve damağa tam temas etmediği
hissine kapıldığını belirtmiştir. Yapılan muayenede üst
tam protezin tutuculuğunun iyi, dikey boyut ve sentrik
ilişkinin doğru ve dişlerin konumlarının olabildiğince
sorunsuz olduğu tespit edilmiştir. Buna karşılık, protez
kaidesinin olması gerektiğinden çok daha kalın olduğu
görülmüştür. Protez kaidesinin doku yüzeyine temasının
incelenmesinde, basınç gösteren pat (1 ölçü vazelin ve 1
ölçü ZnO patı alınarak homojen bir şekilde
karıştırıldıktan sonra sert ve sentetik kıllı bir sulu
boya fırçası yardımıyla çizgiler aynı yöne bakacak
şekilde protez kaidesinin doku yüzeyine sürüldü (resim
4)

ve
protez yerine yerleştirilerek parmaklarla basınç
uygulandı (resim 5).

Yapılan
incelemede protez kaidesinin hastanın damağına temas
etmediği ve havada kaldığı tespit edilmiştir (resim 6).

Bu
nedenle, hastaya ilk olarak, doku düzenleyici (DENTSPLY,
Visco-gel ® tissue treatment material) (resim 7)
uygulandı

ve
protezin dokulara tam teması sağlandı. 48 saat sonra
gerçekleştirilen seansta fonksiyonel ölçü
çinkoksit-öjenol ölçü maddesi (SS White impression paste®,
SS White Group; 9 Madleaze Estate, Gloucester, GL1 5SG,
England) ile alındıktan sonra (resim 8),

proteze
besleme yapıldı. Protez laboratuvarda muflanın alt
yarısına alındıktan sonra (resim 9),

bir
separe yardımıyla protezin damağı örten kaide kısmı
dikkatlice kaldırılmıştır (resim 10 ve resim 11).

Bu
aşamada protez kaidesinin ne kadar kalın olduğu
görülmektedir (resim 12).

Daha
sonra, tamamen kaldırılan damak bölgesi (resim 13)

mum
modelajla homojen bir şekilde ve ideal kalınlıkta
kapatılmıştır (5) (resim 14 ve resim 15).

Mum
tabakasının kalınlığı kanal tedavisinde kullanılan
spreader ve stop olarak kullanılan rondel yardımıyla
çeşitli yerlerden ölçülmüştür. Bu işlemden sonra besleme
işlemi tamamlanarak (resim 16)

protez
hastaya uygulanmıştır. Yapılan basınçla pat kontrolünde
de (resim 17),

konuşma testlerinde de hastanın rahat konuştuğu
görülerek, şikayetsiz olan hastanın tedavisi
tamamlanmıştır (3,7,8).
Bu
aşamada, eğer istenen konuşma rahatlığı sağlanamasaydı,
protezin ilgili bölgesinin termoplastik bir maddeyle
(örneğin Kerr firmasının yeşil çubuk stenci ile)
şekillendirilmesi ve kalınlaştırılması yoluna
gidilecekti. Ancak, yapılan fonetik testlerin başarı ile
sonuçlanması, bu işleme gerek bırakmamıştır.
KAYNAKLAR
1.
Çalıkkocaoğlu S. Tam protezler Cilt 2, Protez Akademisi
ve Gnatoloji Derneği 1998; 15: 727- 739
2.
Hansen CA. : Phonetic considerations of chromium alloy
palates for complete dentures. J Pros Dent. 1975 ; 34:
620-4
3.
Murray CG.
Re-establishing natural tooth position in the
endentulous environment.
Aust Dent J
1978; 23: 415-21
4.
Koçak G. Üst çene doğumsal damak yarıklara ve tek
taraflı üst çene rezeksiyonlara yapılan protezleri
taşıyan hastaların muayyen sesleri telaffuzu esnasında
ortaya çıkan problemler üzerinde bir araştırma. Doktora
tezi İstanbul 1968
5.
Reeson MG & Jepson NJA. Achieving an even thickness in
heat-polymerized permanent acrylic resin denture bases
for complete dentures. J Prosthet Dent 1999; 82: 359-61
6.
Runte C, Lawerino M, Dirksen D, Bollmann F,
Lamprecht-Dinnesen A & Seifert E. The influence of
maxillary central incisor position in complete dentures
on /s/ sound production. J Prosthet Dent 2001; 85:
485-95
7.
Seifert E,
Runte C &
Lamprecht-Dinnesen A. Dentistry and speech
production. Correlations between the morphology of the
articulation zone and acoustics exemplified in /s/
articulation. J Orofac Orthop 1997; 58: 224-31
8.
White KC & Connelly ME. Duplicating natural palatal
contours in acrylic resin complete dentures. J Prosthet
Dent 1989; 61: 508-10
9.
Ylpöo A. Studies severe upper jaw defect, Acta Odont
1951; 9: 145-150 Ref.: Koçak G. Tam protez
apareylerinde test seslerinin saptanması ve üst kaide
plağının kalınlığının değiştirilmesiyle ortaya çıkan
konuşma farkları ile ilgili klinik bir araştırma.
Doçentlik tezi İstanbul 1973
|