KEMOTERAPİ VE AĞIZ SAĞLIĞI

        

Kemoterapi sırasında vücudun diğer bölümlerinde olduğu gibi ağızda da değişiklikler meydana gelmektedir. Bu değişikliklerin başında ağız kuruluğu ve kemoterapi seanslarından sonra ortaya çıkan kusmaya bağlı dişlerde hızlanan harabiyet gelmektedir. Kemoterapi sonrası yaşam kalitesinde bir düşüş olmaması için ve kişinin hayatına sağlıklı dişler ile devam edebilmesi için çok detaylı ve etkili bir koruma programı uygulanmalıdır. Alınacak önlemler 2 grupta incelenebilir:

A- Kemoterapi'ye başlanmadan önce hastanın onkoloji doktoru tarafından diş hekimi ile işbirliği halinde ağzın durumu değerlendirilmelidir. Bu değerlendirmede ağızdaki zincirin zayıf halkaları olarak görünen, yani kemoterapi sırasında sorun yaratabilecek dişler gerekiyorsa çekilmelidir. Unutulmamalıdır ki, tedavi sırasında cerrahi işlemlerden, yara iyileşmesinde sorunlar ortaya çıkacağı için, mecbur kalınmadıkça, kaçınılacaktır. Kenar uyumları iyi olmayan dolgu veya sabit protezler (örn. porselen köprüler) değiştirilmelidir. Diş hekimi tarafından ağız bakımının önemi iyice anlatılmalı ve diş temizliği tekrar öğretilmeli, kemoterapi süresince neler beklenebileceği ayrıntılı olarak anlatılmalıdır. Dişeti kanaması ile kendini gösteren dişeti hastalıkları kemoterapi öncesi geriletilmeli, sınırlandırılmalıdır. Ayrıca radyolojik muayene ile kemik içinde gözden kaçabilecek sorunlar da iyice incelenmelidir.

B- Kemoterapi süresince ağız ve dişler çok daha korumasız olacakları için gerek diş hekimi tarafından gerekse kişinin gayretleri ile kusursuz bir koruma programı uygulanmalıdır. Bu koruma programı kişisel temizlik ve bakım, doğru beslenme, hekim tarafından uygulanan proflaksi önlemlerinden oluşmaktadır.

Doğru beslenme:

Mukoza daha hassas ve yaralanmaya açık olacağı için asitli, baharatlı veya acı gıda ve içecekler

(domates, portakal, greyfurt gibi) tahriş nedeniyle kaçınılacaklar listesinde yer almalıdır.

Soğuk veya ılık yemekler tercih edilmelidir. Yumuşak gıdalar (Muz, bebek mamaları,

haşlanmış patates, yumuşak peynir, puding, dondurma, sütlaç vb) tercih edilmelidir.

Çiğ meyveler, tost, kraker gibi sert ve kuru  gıdalardan uzak durulmalıdır.

Bunun dışında şekerli gıdalar hafif ve besleyici olmalarından dolayı yararlı olabilirler,

ancak çürük riskini de beraberinde getirirler. Her beslenme sonrası ağzın başka

bireylerdekinden çok daha özenli temizliği vazgeçilmezdir.

Ağız kuruluğunuz varsa şunlara dikkat edilmelidir:
• Yapay tükürük solüsyonları kullanılabilir.
• Bol bol sıvı alınmalıdır.
• Dudaklardaki kuruma için  yumuşatıcı kremler kullanılabilir.

Ağızda yara ve yemek yerken ağrı varsa:
• Ağrı olduğunda  ağrıyı azaltacak solüsyon veya sıvılar kullanılabilir.

Onkologdan  bu konuda fikir alınmalıdır.
 .
Bu önerilere rağmen ağızdaki yaralar geçmiyorsa onkoloğa başvurulmalıdır. Mantar veya diğer nedenler  göz önünde tutularak tedavi planlanmalıdır.

Beslenmede bulantı ve kusmaya karşı alınabilecek önlemler:
- Günde 3 büyük öğün yerine daha küçük porsiyonlardan oluşan 6-8 öğün yemeyi tercih edin.
- Ağzınızdaki kötü tadı uzaklaştırmak için ağzınızı yemekten önce 1 tatlı kaşığı karbonat,3/4 tatlı kaşığı tuz ve 1 bardak ılık sudan oluşan karışımla çalkalayabilirsiniz.
- Aşırı tatlı, yağlı, baharatlı gıdalar bulantınızı arttırabilir.
- Mümkünse sakin bir ortamda yemek yiyin. Huzurlu bir atmosferde yemek sizi sakinleştirir ve yemenizi kolaylaştırır. Oda havalandırılmış olmalı ve ortamda yemek kokusu olmamalıdır.
- Gün boyu meyve suları ve/veya tuzsuz ayran içilebilir.
- Mentollü, limonlu şekerler bulantınızı hafifletebilir ve ağzınızdaki kötü tadı azaltabilir.
- Eğer çok miktarda kusuyorsanız dehidratasyon(vücuttan elektrolit ve sıvı kaybetme) önemli bir sorun olabilir. Bu sürede sıvı almaya çalışın ancak bu biraz zor olabilir. Kustuktan sonra ağzınızı suyla çalkalayın. Bir süre bekledikten sonra elma suyu, ılık tavuk suyu çorba, komposto gibi içecekler tercih edebilirsiniz. Eğer yeterli miktarda sıvı alamıyorsanız mutlaka doktorunuza danışın.

Ağızda acı ve metalik tat oluşuyorsa bunu azaltmak için neler yapılabilir?
• Şekersiz limonlu - naneli şekerler yiyebilir veya sakız çiğneyebilirsiniz.
• Yemeklerinizi fesleğen, biber, biberiye gibi baharatlarla veya sarımsak gibi lezzet vericilerle, ketçap veya hardal gibi soslarla tatlandabilirsiniz.
• Metal çatal, bıçak yerine plastik malzemeler kullanabilirsiz.
• Eğer kırmızı et yemekte zorlanıyorsanız proteinden zengin diğer yiyecekleri tercih edebilirsiniz. Örneğin kurubaklagiller (kurufasülye, mercimek, nohut gibi), balık, yumurta, tavuk, hindi, süt, yoğurt, ayran, soya sütü
• Taze meyveleri dondurma, yoğurt veya sütle blenderden geçirerek içecek haline getirebilirsiniz

 

Kişisel temizlik ve bakım:

Kemoterapi gören bireyler ağızdaki tükürük salgısındaki koruyuculardan mahrum kalacakları için diş ve ağız bakımına özel bir özen göstermelidirler. Sadece dişlerin fırçalanması yeterli değildir.

Diş arası fırçası veya super floss gibi ara bölgeleri de temizlemeye yarayan yardımcı araçlar da kullanılmalıdır. Bunların dışında antibakteriyel etkiye sahip ağız gargaraları da ağızdaki

mikroorganizma sayılarını sınırlamak açısından faydalıdır. Tüm bunların yanında her hastama hatırlattığım gibi, yukarıda saydığım işlemlerden sonra ağız su ile durulanmamalı ve sadece

tükürmek suretiyle ağızda kalan köpük uzaklaştırılabilir.

Proflaksi önlemleri:

Kemoterapi süresince ağızda diş çekimi, cerrahi müdaheleler, hatta kanal tedavisi bile çok riskli olacağı için, herhangi bir sorunun büyümeden halledilmesi çok önemlidir. Bu nedenle diğer hastalar için 6 ayda bir diş hekimi ziyareti yeterli olurken, kemoterapi hastaları çok daha sık gelmelidirler. Profesyonel diş temizliği ve başlangıç çürüklerine müdahele dışında florlama, çürük riski testi ve fissür örtme gibi koruyucu tedbirler alınması çok önemlidir.

Yararlı bir rehber de:

http://www.kanser.org/toplum/pdf/Kemoterapi_Rehberi.pdf

Dr. Hakan Bilhan